Miyomlar rahimde meydana gelen, iyi huylu (benign) ve kansere dönüşme riski olmayan tümörlerdir. Tıp literatüründe "uterin fibroid" ya da "leiomiyom" olarak da bilinirler. Farklı yaş gruplarındaki kadınlarda görülebilmesine rağmen, genellikle üreme dönemindeki kadınlarda daha yaygın olarak ortaya çıkarlar. Çoğunlukla iyi huylu olmalarına rağmen, miyomlar bazı durumlarda sağlık sorunlarına yol açabilir.
Miyomlar farklı boyutlarda olabilir; birkaç milimetre çapında küçük oluşumlar olduğu gibi, birkaç santimetreye ulaşabilen daha büyük miyomlar da görülebilir. Bazı miyomlar herhangi bir belirti vermeyebilirken, bazıları ciddi rahatsızlıklara neden olabilir.
Miyom Çeşitleri
Miyomlar, rahimde bulundukları yere göre kategorize edilirler:
-
Subseröz Miyomlar: Rahmin dış yüzeyine doğru büyüyen miyomlardır. Genellikle dışa doğru büyüdükleri için idrar torbasına baskı yaparak sık sık idrara çıkma gibi belirtilere yol açabilirler.
-
İntramural Miyomlar: Rahmin kas tabakası içerisinde büyüyen bu miyom türü, en yaygın olanıdır. Genellikle adet düzensizliklerine ve karın ağrılarına sebep olur.
-
Submukoz Miyomlar: Rahmin iç tabakasına doğru büyüyen miyomlardır. Bu miyomlar genellikle yoğun adet kanamalarına neden olabilir ve kısırlık ya da düşük gibi sorunlara yol açma riski taşır.
-
Saplı Miyomlar: Rahme bir sap aracılığıyla bağlı olan bu miyomlar, genellikle dışa doğru büyüme eğilimindedir. Zaman zaman dönerek kan akışını kesebilir ve şiddetli ağrılara neden olabilir.
Miyomların neden ortaya çıktığı tam anlamıyla belirlenememiştir, ancak bu durumun gelişimine katkıda bulunan bir dizi faktör bulunmaktadır. Ailesinde miyom öyküsü olan kadınlar, genetik yatkınlık nedeniyle daha yüksek risk altındadır. Bununla birlikte, östrojen ve progesteron gibi hormonların aşırı salgılanması da miyomların büyümesine zemin hazırlayabilir. Ek olarak, erken yaşta adet görmek, obezite, ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunları da miyomların ortaya çıkma ihtimalini artıran etkenler arasında yer alır.
Miyomların Belirtileri
Miyomlar bazı durumlarda hiçbir belirti göstermeyebilir, ancak çoğu zaman aşağıda sıralanan semptomlara yol açabilirler:
-
Adet Düzensizlikleri ve Aşırı Kanama: Özellikle rahmin iç tabakasına yakın büyüyen submukozal miyomlar, aşırı adet kanamalarıyla kendini belli edebilir.
-
Pelvik Bölgedeki Ağrı ve Baskı: Miyomların konumu ve büyüklüğüne bağlı olarak, karın bölgesinde baskı ve rahatsızlık hissi oluşabilir.
-
Sık Sık İdrara Çıkma: Rahmin dışına doğru büyüyen subseröz miyomlar, mesaneye baskı yaparak sık idrara çıkma ihtiyacı doğurabilir.
-
Cinsel İlişkide Ağrı: Miyomlar, rahimdeki baskıyı artırarak cinsel ilişki sırasında rahatsızlık ve ağrıya neden olabilir.
Miyomların Tanısı
Miyomlar genellikle jinekolojik muayeneler sırasında tespit edilir. Pelvik muayene ile doktor, rahimdeki büyüme ve anormallikleri fiziksel olarak hissedebilir. Ultrason; miyomların boyutunu, konumunu ve sayısını belirlemede en yaygın olarak tercih edilen görüntüleme aracıdır. Daha detaylı inceleme gerektiğinde MR kullanılarak miyomların yapısı ve yerleşimi hakkında net bilgi edinilir.
Miyomların Tedavi Yöntemleri
Miyomların tedavisi, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna, miyomun büyüklüğüne ve gösterdiği belirtilere göre farklılık gösterebilir. Tedavi seçenekleri aşağıdaki gibidir:
-
Cerrahi Yöntemler: Myomektomi (miyomların çıkarılması ve rahmin korunması) ile histerektomi (rahmin tamamen alınması) en sık uygulanan cerrahi müdahalelerdir. Myomektomi özellikle rahmini korumak isteyen ve doğurganlığını sürdürmek isteyen kadınlar için uygun bir seçenekken, histerektomi genellikle miyomlar ciddi boyutlara ulaştığında ya da tekrarlayan sorunlara yol açtığında tercih edilir.
-
İlaç Tedavisi: Miyomların küçültülmesi ve semptomların hafifletilmesi amacıyla hormon tedavileri uygulanabilir. Özellikle östrojen ve progesteron hormonlarının üretimini düzenleyen ilaçlar, miyomların büyümesini yavaşlatabilir.
-
Minimal İnvaziv Yöntemler: Daha az girişimsel yöntemler arasında yer alan miyom embolizasyonu, miyoma kan sağlayan damarları bloke ederek tümörün küçülmesine yol açar. Bu yöntem, cerrahiye alternatif olarak tercih edilebilir.
Cerrahi müdahaleler bazı riskler taşır. Örneğin, myomektomi ya da histerektomi sonrasında enfeksiyon, kanama ve anesteziye bağlı komplikasyonlar görülebilir. Ayrıca, myomektomi sonrasında miyomların tekrar büyüme olasılığı da mevcuttur ve bu nedenle düzenli takip önemlidir.
Miyomlar ve Gebelik
Miyomlar, gebelik döneminde bir dizi zorluğa neden olabilir. Bazı kadınlar miyomlarına rağmen sağlıklı bir gebelik süreci geçirirken, diğerlerinde düşük, erken doğum ya da sezaryen gibi doğum komplikasyonları ortaya çıkabilir. Gebelik öncesinde miyom teşhisi konan kadınlar için bu durumun gebelik üzerindeki etkilerini anlamak kritik önemdedir.
Eğer miyomlar büyük boyutlara ulaşmışsa ve gebelik öncesinde teşhis edilmişse, doktorlar genellikle miyomları hamilelikten önce tedavi etmeyi önerirler. Miyomlu bir hamilelikte düzenli ve dikkatli bir izleme gereklidir. Kadın doğum uzmanları, gebelik sırasında miyomların büyüme hızı ve olası komplikasyonları izlemek için hastayı periyodik olarak kontrole çağırır.
Doğumdan sonra, gebelik sırasında artan östrojen seviyelerinin azalmasıyla miyomlar küçülme eğilimindedir. Ancak bu her durumda gerçekleşmeyebilir. Bu nedenle doğum sonrası süreçte de miyomların izlenmesi ve gerektiğinde tedavi edilmesi önem taşır.